Bilinen Tarihçe

Hasköy'de Osmanlı döneminin Has'ları yerleştirilmiştir. Has 100 askere komutanlık edendir. İstanbul-Roma yolu üzerinde tarihe tanıklık etmiş bir toprak coğrafyasına sahip olması çok manidardır. Yıllık geliri 100 Osmanlı Lirasından fazla olanlar köyümüzde yaşamışlardır. Köyün toprakları bu özellikteki insanlara verilmiştir. Cavit DENİZ'e Teşekkürler
Köyün Tarihçesi

Köyün adının nereden geldiği tam olarak bilinmemesine rağmen köyün yaşlılarının söylediğine göre çok eskiden bir değirmen olduğu, bu değirmende de o günün şartlarına göre çok güzel kabul edilen HAS undan ekmek yapılmaktaymış. Köyün adının da buradan geldiği sanılmaktadır. .
Tarihçenin Devamı..Bilinen Tarihçe

Enez aslında birbirinden tamamen farklı iki yerleşim gibi. “Birinci Enez”, antik Ainos şehri yerinde kurulmuş, sakin ve küçük. Buradaki kalenin etrafında dolaştığınızda, kazılar sonucu günışığına çıkarılan ve antik şehri donatan olağanüstü eserler görüyorsunuz. Bunlar Ainos’un parlak dönemlerinde çok etkileyici bir şehir olduğunun ipuçlarını veriyor. İkincisi ise çirkin mimari kurbanı yazlıkların tekelinde ve apayrı bir dünya.
Enez Tanıtım VideosuEnez Tarihçesi
MOZAİKLERİ NEFES KESİYOR Enez Kalesi bugün kasabanın tartışmasız en önemli tarihi eseri. Kalenin içindeki 6. yüzyılda inşa edilmiş Bizans Bazilikası Aya Sofya (Kutsal Bilgelik) adını taşıyor. Bu yüzden kimileri tarafından Enez Ayasofya’sı olarak da adlandırılıyor. Mihrabın üzerindeki yarım kubbesine bakıldığında altın çağlarında oldukça heybetli bir görüntü sergilediğini tahmin etmek hiç de zor değil. Kubbe uzun zaman önce çökmüş, ancak aynı akibete uğramasını önlemek amacıyla desteklenen yarım kubbe neyseki hâlâ ayakta. Osmanlılar tarafından alınmasından sonra, camiye çevrilen kilisenin güney koridoruna bir mihrap, duvarlara da renkli süslemeler eklenmiş. Burada yapılan kazılardan çıkartılan Pan ve dans eden su perilerini anlatan tasvir ise Edirne Müzesi’ne götürülmüş. Yedi kemerli muhteşem narteks doğrudan denize bakıyor. Başka bir ülkede burası, üzerine titrenen belli başlı tarihi anıtlardan biri olurdu ama Türkiye’de, belki de çok fazla tarihi eseri olmasından kaynaklanan gereksiz bir kanıksama duygusuyla, adeta kendi haline bırakılmış. Bazilikası bile tek başına kaleyi ziyaret etmeniz için yeterli neden. Diğer taraftan devam eden kazılar Niksarlı Aziz St. Gregory’ye adanmış ve tarihi 6. yüzyıla uzanan küçük bir şapeli de ortaya çıkarmış; özellikle zemin mozaikleri nefesleri kesen güzellikte. Hemen yakında süren kazılar, kalenin içindeki binaların ne kadar sonra yapıldığının bilgisini de veriyor. .
Tarihçenin Devamı..Duyurular
-
Köy içine giden yol Üzeri 1.200 metrekare
Acil satılık İmara açık Arsa
- Duyuru Listesi
- Duyuru Listesi
- Duyuru Listesi
- Duyuru Listesi
- Duyuru Listesi
- Duyuru Listesi
- Duyuru Listesi
- Duyuru Listesi
İletişim:05433849195
İletİşİm Bİlgİlerİ
- Enez Hasköy Köyü.
- E-mail: erhan_pesen@hotmail.com
- E-mail: info@enezhaskoy.com
İletİşİm Formu
Privacy Policy
Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Praesent vestibulum molestie.
Aenean nonummy hendrerit mauris. Phasellus porta. Fusce suscipit varius mi. Cum sociis natoque penatibus et magnis dis parturient montes, nascetur ridiculus mus. Nulla dui. Fusce feugiat malesuada odio. Morbi nunc odio, gravida at, cursus nec, luctus a, lorem. Maecenas tristique orci ac sem. Duis ultricies pharetra magna. Donec accumsan malesuada orcionec sit amet eros. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit.
Mauris fermentum dictum magna. Sed laoreet aliquam leo. Ut tellus dolor, dapibus eget, elementum vel.
Aenean auctor wisi et urna. Aliquam erat volutpat. Duis ac turpis. Integer rutrum ante eu lacus. Quisque nulla. Vestibullibero nisl, porta vel, scelerisque eget, malesuada at, neque. Vivamus eget nibh. Etiam cursus leo vel metus. Nulla facilisi. Aenean nec eros. Vestibulum ante ipsum primis in faucibus orci luctus et ultrices posuere cubilia Curae; Suspendisse sollicitudin velit sed leo. Ut pharetra augue nec augue. Nam elit magna, hendrerit sit amet, tincidunt ac, viverra sed, nulla.
Donec porta diam eu massa. Quisque diam lorem, interdum vitae, dapibus.
onec eget tellus non erat lacinia fermentum. Donec in velit vel ipsum auctor pulvinar. Proin ullamcorper urna et felis. Vestibulum aculis lacinia est. Proin dictum elementum velit. Fusce euismod consequat ante. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Pellentesque sed dolor. Aliquam congue fermentum nisl. Mauris accumsan nulla vel diam. Sed in lacus ut enim adipiscing aliquet. Nulla venenatis. In pede mi, aliquet sit amet, euismod in, auctor ut, ligula.
Sed ut perspiciatis unde omnis iste natus error sit voluptatem accusantium doloremque laudantium.
totam rem aperiam, eaque ipsa quae ab illo inventore veritatis et quasi architecto beatae vitae dicta sunt explicabo. Nemo enim ipsam voluptatem quia voluptas sit aspernatur aut odit aut fugit, sed quia consequuntur magni dolores eos qui rationvoluptatem sequi nesciunt. Neque porro quisquam est, qui dolorem ipsum quia dolor sit amet, consectetur, adipisci velit, sed quia.
E-mail: mail@demolink.orgTarihçe
Köyün adının nereden geldiği tam olarak bilinmemesine rağmen köyün yaşlılarının söylediğine göre çok eskiden bir değirmen olduğu, bu değirmende de o günün şartlarına göre çok güzel kabul edilen HAS undan ekmek yapılmaktaymış. Köyün adının da buradan geldiği sanılmaktadır. Köy çok eski bir yerleşim birimi olduğu görünür, Balkan Savaşı öncesinde Bulgarlar ile birlikte yaşandığı yaşlılarca anlatılmaktadır. Balkan Savaşı başladığında Bulgarların köyden kaçarken köylülere işkenceler yaptıkları ve köylülerden birçok kişiyi de öldürdükleri söylenmektedir. Köy Balkan Savaşlarında ve Çanakkale Savaşlarında şehit vermiştir. Köyün kuruluş tarihi bilinmemektedir. Köyün çok eski bir mezarlığı vardır. Köy, Camisinin avlusunda Balkan Savaşlarında şehit düşen 18 kişinin mezarı bulunmaktadır. Bilindiği kadarıyla köyde büyük çapta yangın, sel, deprem gibi doğal afetler olmamıştır.
Bazilikası bile tek başına kaleyi ziyaret etmeniz için yeterli neden. Diğer taraftan devam eden kazılar Niksarlı Aziz St. Gregory’ye adanmış ve tarihi 6. yüzyıla uzanan küçük bir şapeli de ortaya çıkarmış; özellikle zemin mozaikleri nefesleri kesen güzellikte. Hemen yakında süren kazılar, kalenin içindeki binaların ne kadar sonra yapıldığının bilgisini de veriyor. Kalenin dış duvarlarının büyük bölümü sağlam, surlardan denizi seyretme şansınız da var. Muhteşem tuğla işçiliğini incelemek için duvarların etrafında yapacağınız küçük gezintinin buna değdiğini göreceksiniz. Bu yürüyüşün sonunda geldiğiniz müstakil kule, bir zamanlar yerel darphane olarak kullanılmış. Bir başka kule olan Çan Kulesi ise bir restorasyon geçirmiş ve şu anda ev olarak kullanılıyor. İlçenin “Birinci Enez” kısmında özellikle görülebilecek bir diğer yer, Has Yunus Bey Türbesi. Aslında, 14. yüzyılda bir şapel olarak inşa edilmiş. Bir orta kubbe ve bir yarım kubbeden oluşuyor ve haç şeklindeki mimarisiyleYunanistan’daki şapellere çok benziyor. Ainos’u ele geçiren Osmanlı komutanı Has Yunus Bey öldüğünde buraya gömülmüş. Kapının hemen yakınında üst üste yığılmış, taştan oyulmuş türbanlarla süslenmiş Osmanlı mezarlarını göreceksiniz. O kadar birbirlerine yakın ki bu mezar taşları, insana yerel halkın öldükten sonra Has Yunus Bey’e yakın gömülmek için birbiriyle yarıştığı izlenimini veriyor. Antik çağlardan kalma bir nekropol (mezarlık) otobüs terminalinin hemen karşısında,İstanbulDivan Yolu’nda ve Kilyos’ta rastlayacağınız türden bir su kulesi de Keşan yolunun başında yeralıyor. Bunlar “Birinci Enez” in geçmişine dair ilçenin her tarafına yayılmış olan izlerden sadece bazıları. BİZANS DÖNEMİNDE BAĞIMSIZ PRENSLİKTİ Ainos, Enez olana kadar birçok ordunun işgaline uğramış, farklı kültürlerle tanışmış. Bulgulara bakılırsa buradaki yerleşim MÖ 4 bin senesi civarında, Meriç Nehri’nin denize döküldüğü Saros Körfezi’nde başlamış. Sonraki yıllarda ticaret kolonileri kurmak amacıylaYunanistan’dan Aeolianlar yerleşmiş. MÖ 6. yüzyılda Perslerin hakimiyetine giren Ainos, daha sonra Yunan şehir devletlerinin oluşturduğu Delos Deniz Birliği’ne katılmış. Ancak bu bile Ainos’un önce Ptolemayosların sonra da Romalıların egemenliği altına girmesini engelleyememiş. Bizans döneminde bağımsız bir prenslik olarak yönetilen Ainos, orta çağın sonlarında Cenovalıların hakimiyetinde, onların ticaret imparatorluklarının bir parçası olmuş. 1456 senesinde ise, Fatih Sultan Mehmet’in kaptanlarından Has Yunus Bey tarafından Osmanlı topraklarına katılmış. Piri Reis, Enez’i 16. yüzyılda yazdığı “Kitab-ı Bahriye”de, çift limanlı bir ticaret merkezi olarak anlatmış. Çeşitli istilaların yanında Ainos’u etkileyen en önemli olaylardan biri, Meriç deltasının kum ve çamurla dolup şehri kıyıdan dört kilometre içeride bırakması olmuş; parlak ekonomisi bir daha onarılamayacak çöküntüye uğramış. KUŞ CENNETİ Manyas’tan sonra Türkiye’nin ikinci büyük kuş cenneti Enez’de. Büyük Gala, Küçük Gala, Pamuklu, Sığırcı gölleri soyu tükenmek üzere olan birçok kuşa ev sahipliği yapıyor. Ayrıca göç yolu üzerinde bulunuyor. Bu nedenle koruma altında. Küçük Balaban, kaşıkçı, küçük kababatak, büyük deniz kartalı, mavi doğan gibi türler burada gözlemlenebiliyor. Ayrıca su sümbülü, su oku, su menekşesi bitkiler yetişiyor. Göllerde ise tatlusu levreği, sazan, yılan balığı, turna gibi balıklar yaşıyor. NEREDE KALINIR? Enez’in Altın kum sahilinde bulunan Balcı apart motelde veya Enez’in en güzel yerlerinden biri olan Vakıf köyü sahilinde eskinin DSİ kampı şimdinin SAROS TATİL KÖYÜ’nü tavsiye ederiz.



